DEVRİM YASALARINA SAHİP ÇIKIYORUZ

VAKIFLAR KANUNUNA HAYIR

BASIN AÇIKLAMASI

3 Mart 2008

Bugün 3 Mart. Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik laik sosyal hukuk devleti niteliğini kazanma yolundaki en önemli günlerden biridir. 84 yıl önce bugün, TBMM tarafından kabul edilen "Devrim Yasaları" ile hilafet kaldırılmış, medreseler kapatılarak öğretim birliği yasası (tevhidi tedrisat yasası) kabul edilmiş, şeriyye ve evkaf vekaleti (din işleri ve vakıflar bakanlığı) kaldırılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olarak, böylesi önemli bir günü büyük bir coşku ve heyecanla kutlamak isterdik.

Ne yazık ki bugün üzgünüz, endişeliyiz ve kızgınız.

Çünkü böylesi önemli yasalara imza atılan devrimci Türkiye Büyük Millet Meclisimizde, 84 yıl sonra bugün çoğunluğu elinde bulunduran AKP iktidarı, devrim yasalarımızdan birini daha yok etmenin çabası içindedir.

Aşağıda imzası bulunan Demokratik Kitle Örgütleri, Platformlar, Sendikalar, Meslek Odaları ve Siyasi Partilerin örgütleri olarak, Türkiye Cumhuriyetimize ve Ulusumuza karşı duyduğumuz sorumlulukla, görüşlerimizi kamuoyunun ve yurttaşlarımızın bilgisine sunuyoruz.

Siyasal iktidar kadın özgürlüğüne ve üniversite özerkliğine türban darbesi indirirken, aynı anda cemaatler devleti kurmanın zeminini attı. Vakıflar Kanunu adlı yeni bir yasa TBMM'de 20 Şubat günü kabul edildi, yeni Cumhurbaşkanınca hızla onaylandı, 27 Şubat 2008 günü Resmi Gazete'de yayınlandı.

Bu yasa ile Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Ulusu olarak nasıl bir tehdit ve tehlike karşısında olduğumuzu tüm yurttaşlarımızın bilmesi ve AKP iktidarının gerçek yüzünü görmesi gerekir. Bunun için şu iki sorunun yanıtına bakmak yeterlidir:

  • Vakıflar yasasında değişiklik yapılması kimin isteğidir?
  • Vakıflar yasasında yapılan değişiklikler nelerdir ve kimin veya kimlerin işine yaramaktadır?

  1. Vakıflar Yasasında değişiklik yapılmasını isteyen, Türkiye'yi buna adeta mahkum eden taraf, Avrupa Birliği'dir.

İlerleme Raporları, bu gerçeği açıkça ortaya koyan belgelerdir. AB Türkiye'nin Lozan Antlaşması dışında azınlık tanımamasından rahatsız. Dahası AB, Lozan cemaatlerine şu anda hukuki varlığı olmayan ve fiili varlıklarını kiliselerle sürdüren protestan, katolik, vb. yeni cemaatler eklenmesini, her türlü mezhep ve tarikata hukuki kimlik verilmesini istiyor. Böylece gerçekte Lozan'ı geçersiz sayıyor. Böylece Türkiye'yi "cemaatler devleti" bataklığına doğru itiyor.

  1. Çıkarılan yeni Vakıflar Kanunu, Cumhuriyet tarafından kurulması yasaklanmış olan "ırk ve din esasına göre kurulmuş vakıf" dünyasını ihya etmektedir.

Cumhuriyet hukuku yurttaşlık esası üzerine kurulmuştur. Cumhuriyet, yurttaşlar arasında dinsel ya da ırksal ayrıma dayalı  hiçbir hukuksal düzenlemeye  izin vermez. Bu sebeple, eskiden kalma din ayrımı esasına dayalı vakıflar, sistemin içine alınmamıştır. 1935 tarihli Vakıflar Kanunu, bunların geliştirilmesini değil tasfiyesini amaçlamış, özel olarak gayrımüslim cemaat vakıfları bakımından ise yalnızca, Lozan Antlaşması tarihindeki durumlarının korunmasını kabul etmiştir.  

Oysa, Vakıflar kanunu adıyla şimdi çıkarılan yasa (5737 sayılı kanun), işte 1935 tarihli bu "Cumhuriyete uyum yasası"nı kaldırmaktadır. Yeni yasa, din ayrımı esasına dayalı bu eski vakıfları, sanki Cumhuriyet hukukuna göre oluşmuş vakıflarmış gibi kabul ederek, doğrudan doğruya hukuk sistemimizin içine  sokmaktadır. 

  1. Yeni Vakıflar Kanunuyla Hıristiyan azınlık vakıfları, Lozan Antlaşmasından ve Osmanlı'dan kalma "eski vakıf statüsü"nden kaynaklanan bütün bağlarından kurtarılmaktadır.

Yurt dışında örgütlenmelerinin önü açılmakta, böylece bu vakıfların  diaspora ve lobilerin siyaset aracı haline getirilmelerine olanak sağlanmaktadır. Bu kanunla sınırsız mal edinebilen, yurt dışından sınırsız bağış alabilen ve mallarını birbirine devredebilen Hıristiyan azınlık vakıfları, İstanbul'da Vatikan benzeri Ortodoks Patrikhanesi Devletinin alt yapısını oluşturacak duruma getirilmişlerdir. Bu, Türkiye'nin üniter laik yapısına ve ulusal birliğine yönelik ciddi bir  tehdittir.

  1. Türkiye(‘de), 2002 yılından bu yana ısrarlı bir biçimde sürdürülen yabancı vakıflara serbestiyet, bu yasayla tamamlanmıştır.

Bu yasa, Türkiye'yi, bir avuç Batılı devlet ve şirketin vakıf kılıklı sözde sivil örümcek ağına hesapsızca teslim etmektedir. Yabancıların vakıf kurarak, vakıf yöneterek ya da fon aktararak Türkiye siyasetine doğrudan müdahil ve hakim olmalarına yasal zemin sağlanmıştır. Kurulacak paravan vakıflarla siyasal partilerin dış fonlardan beslenmesinin önü tamamen  açılmıştır.

  1. Bu yasa, en temel kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine ve yabancılaştırılmasına yol açmaktadır.

Yerlisi yabancısıyla ortaklaşa hareket etme yetkisi verilen vakıflar, en temel kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine hizmet edeceklerdir. Bunu yaşadık, biliyoruz. Şu ya da bu kamu kuruluşunu güçlendirme vakfı adıyla kurulan vakıfların, o kuruluşun hizmetlerini nasıl paralı hale getirdiklerini biliyoruz. Şimdi mal edinme, işletme-şirket kurma, ortaklık yapma yetkileriyle donatılmış vakıflar, ülkemizde en temel kamu hizmet alanlarına yayılacaklardır. Okullar ile hastaneler, yani eğitim ve sağlık alanı ilk hedefler olacaktır. Yeni Vakıflar Kanunu, yalnızca laik devletin değil, aynı zamanda sosyal devletin tasfiyesine hizmet etmektedir.

Bu açıklamada imzası bulunan bizler diyoruz ki;

  • Bu yasa, Cumhuriyet'in temel ilkelerine aykırıdır.
  • Bu yasa, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tüm dünya ülkeleri tarafından kabul edildiğinin resmi belgesi olan Lozan Barış Antlaşması'na aykırıdır.
  • Bu yasa, Anayasa'ya aykırıdır.
  • Avrupa Birliği, bu yasayla adeta bir lobiye dönüşmüş, önümüze "ya AB ya Türkiye" ikilemi koymuştur.

Bizim tercihimiz açıktır. Her zaman ve her koşulda bağımsız, laik, demokratik, sosyal Türkiye Cumhuriyeti'nden yanayız.

Bu açıklama altında imzası bulunan biz Demokratik Kitle Örgütleri;

TBMM  çatısı  altında bulunan iktidar ve muhalefete üye duyarlı ve yurtsever  tüm  milletvekillerini; Türkiye Cumhuriyeti'nin Lozan Antlaşmasıyla çerçevelenmiş ve  Cumhuriyet Anayasası ile belirlenmiş  'ulusal bütünlüğünün ve yapısının korunması' adına, 'yeni Vakıflar Kanununun iptal istemi ile' Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya davet ediyoruz.

Bu yasa yürürlükten kaldırılmalıdır.

Vakıflar sistemi, bünyesel farklılıkları nedeniyle, "eski vakıf" ve "yeni vakıf" kurumlarını esas alan iki ayrı yasa halinde düzenlenmelidir. "Eski vakıf"lar Vakıflar Genel Müdürlüğü, "yeni vakıflar" İçişleri Bakanlığı denetiminde olmalıdır.

Halkımıza saygılarımızla duyuruyoruz.

14 NİSAN ÇALIŞMA GRUBU

14 NİSAN ÇAĞDAŞ MÜHENDİSLER HAREKETİ

AKVİL VE ATATÜRK ÇİZGİSİ PLATFORMU

ANADOLU EĞİTİM SENDİKASI

ANKARA KIZ LİSELİLER DERNEĞİ

ATAK ANKARA GRUBU

BCP ANKARA İL BAŞKANLIĞI

BİZKAÇ KİŞİYİZ DERNEĞİ

CHP ANKARA İL BAŞKANLIĞI

CUMHURİYET GAZETESİ OKURLARI COMOK- ANKARA

CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ

ÇAĞDAŞ DRAMA DERNEĞİ

ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ ANKARA ŞUBESİ

ÇAYYOLU PLATFORMU

EĞİTİM İŞ SENDİKASI

HACIBEKTAŞ YÜKSEK ÖĞRENİM KURUMLARINA YARDIM DERNEĞİ

İP ANKARA İL BAŞKANLIĞI

İSTANBUL KADIN KURULUŞLARI BİRLİĞİ

KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU

KESK SENDİKAL BİRLİK

KÖY DERNEKLERİ FEDERASYONU

KÖY ENSTİTÜLERİ VE ÇAĞDAŞ EĞİTİM VAKFI

MEMLEKET SEVDALILARI DERNEĞİ

MÜZİK ÖĞRETMENLERİ DERNEĞİ

NÜSED

POLİFONİK KOROLAR DERNEĞİ

SHP ANKARA İL BAŞKANLIĞI

TEMAD

TESUD

TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI

TOPLUMSAL GÜÇ BİRLİĞİ

TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ

TÜRK MÜHENDİSLER BİRLİĞİ DERNEĞİ

TÜRKİYE GENÇLİK BİRLİĞİ

ULUSAL EĞİTİM DERNEĞİ

YEREL YÖNETİM EĞİTİM ARAŞTIRMA DERNEĞİ