BASIN AÇIKLAMASI

Konu    : Demir - Çelik Fiyatlarındaki Fahiş Artışlar - PİYASALARDA AFET

Tarih    : 03.05.2008

Türkiye'nin 2008 yılı tahmini enflasyon rakamı % 9.3 olarak açıklanmış durumdayken ve ilk dört aylık enflasyon ise %4 mertebesinde gerçekleşmişken, demir - çelik piyasasında 2008 yılının ilk 4 ayında %100'ü aşan ve bu hesapla "gerçekleşen enflasyonun 25 katı büyüklüğünde" zamlar ortaya çıkmıştır.

Demir fiyatlarındaki artışlar, görünürde, Dünyanın en büyük demir cevheri üreticisi olan Brezilyalı Vale, Thysses-Krupp, Nippon Steel, İngiliz Rio Tinto ve Avustralya'lı BHP Billinton gibi devlerin, kendi ülkelerinin üretim kapasiteleri ve rezervlerini dikkate alarak, 2008 yılı için fiyatlarını % 70 oranında artırmaları ile başlamıştır.

Dünya devlerinin fiyat artırmalarına neden olan gelişmeler ise:

  • - Çin'in son 5 yılda demir cevheri ithalatını iki katına çıkarması,
  • - Üreticilerin 2007'nin ikinci yarısındaki karlarındaki düşüşü telafi etme çabası,
  • - Rusya ve Ortadoğu'da inşaat sektöründe ortaya çıkan canlılık,
  • - Körfez ülkelerindeki hızlı yapılaşma ile, bu ülkelerin ithalatını büyük oranda artırmasıdır.

1 Ocak 2008'den bugüne kadar ülkemizde ortaya çıkan fiyat artışlarının tabii ki bu gelişmelerden bağımsız olması düşünülemez. Ancak, dünyada 2008 yılının tamamı için %70 olarak gerçekleşmesi beklenen fiyat artışının, ülkemizde daha 2007'nin 11. ayından 2008'in ilk 4. ayına kadar geçen 5 aylık sürede % 110'a varmasının; inşaat, otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinden başlayarak, ülke ekonomisini bütünüyle büyük bir krize sokacağı açıktır.

Özellikle döviz fiyatlarında geçici de olsa ortaya çıkabilecek yukarı yönde bir hareketlilik, bu ivmeyi daha da hızlandıracaktır.

Hangi kriter esas alınırsa alınsın, ülkemizde son 5 ayda ortaya çıkan bu fahiş fiyat artışlarını, sadece dış dünyadaki hareketliliğe ve serbest piyasa ekonomisine dayandırmanın akılcı bir yönü yoktur.

Ülkemizde demir ve diğer cevher ithalatları, günlük olarak değil; 6 aylık, 9 aylık ve 12 aylık uzun vadeli kontratlarla yapılmaktadır. Bugün cevher ithalatçılarımızın aldıkları ürünlerin fiyatları 2007 sonbahar - kış aylarında yapılan uzun vadeli kontratlardaki fiyatlardır ki, bunlar 2008'in 12 aylık sürecine yayılarak %70 zamlı düzeye ulaşacaktır. Dünya oligopol piyasasında belirlenmiş fiyatlar bugün için henüz söz konusu değildir.

Ortaya çıkan gelişmeler göstermektedir ki, büyük bir fırsatçılık söz konusudur.

Olayların gelişimi; yerli üreticilerin, kendi aralarında "centilmenlik" anlaşmaları yapmak suretiyle dünyadaki gelişmelerden yararlanarak bunu fırsata dönüştürdüklerini ve kısa günün karını elde etme çabasına girdiklerini göstermektedir.

Daha haziran 2008'de ilk etkisi görülecek olan fiyat artışlarını bahane ederek fiyatlarını % 110 düzeyinde artıran Türk demir üreticilerinin, ne kadar demiri hangi tarihte ve hangi fiyattan aldıklarını açıklamaları durumunda, fotoğraf tam olarak ortaya çıkacaktır.

BU BİR AFETTİR

Ortaya çıkan durum: İnşaat, Beyaz Eşya ve Otomotiv sektörleri için bir afet durumudur.

Piyasalara Kıran Girmiştir.on

Bu konunun aydınlanması ve sorunun çözülebilmesi için, Tüketicileri korumak ve serbest piyasada rekabeti sağlamak amacıyla kurulmuş olan devlet kurumlarının, Maliye Bakanlığı denetim birimlerinin, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yetkililerinin, re'sen yetkilerini kullanmaları gerekmektedir.

İnşaat sektörü, özellikle büyük çaplı özel ve kamu ihalelerinde, demir fiyatındaki artıştan büyük zarar görmektedir.  Bu fiyat artışlarının durmaması ya da zararlarının giderilmemesi, birçok müteahhitimizi ve buna bağlı olarak zincirleme reaksiyonlarla inşaat malzemeleri tedarikçileri ile taşeronlarını batma noktasına getirecek, dolaylı olarak işsizliğin ve sosyal bunalımların artmasına neden olacaktır.

İnşaat dışındaki alanlara baktığımızda ise, geçtiğimiz hafta içinde, demir - çeliğe dayalı diğer sektörlerimizin temsilcilerinden gelen açıklamalar,  durumun vahametini apaçık ortaya sermektedir.

Görünen odur ki, artan demir - çelik fiyatları otomotiv sektöründe üretim bandındaki kapasitenin çok aşağılara inmesine yol açmış,  kapasitelerde yüzde 60'lara varan azalmalar olmuş, önümüzdeki dönemde yapılacak ihracatın olumsuz yönde etkileneceği ortaya çıkmıştır.

Özel - Kamu sektörü tedarikçileri ile uzun vadeli alım sözleşmeleri Hazirandan sonra bitecek olan Beyaz Eşya Sanayicileri de durumdan muzdariptir.  Temmuz ayından sonra çok daha yüklü zamlar beklenmektedir. Geçen yılın yüzde 20 altında seyreden iç pazarda, zamlardan sonra iyice daralma olacağı beklenmektedir. İhracatta ise, dövizin düşük seyri ve girdi maliyetlerinin yükselmesi, Avrupa kapılarını zorlayan beyaz eşya satıcılarının, eski satış zirvelerine ulaşmasını olanaksız kılmaktadır.

SONUÇ OLARAK

HÜKÜMETTEN TALEBİMİZ:

Bu bir AFETTİR ve İNŞAAT, OTOMOTİV ve BEYAZ EŞYA Sektörleri için ACİL Önlemler Alınmalıdır.

1- Demir - Çelik ürünleri satıcılarının "rekabet kurallarına aykırı olarak anlaşmalı olarak yaptıkları izlenimi yaratan" fahiş fiyat artışlarının denetlenmesi ve engellenerek cezai yaptırımlar uygulanmalı,

  • 2- İç piyasada ihtiyaç bu denli büyükken ve bu tür bir kriz ortaya çıkmışken, dış piyasaya, özellikle Çin'e yapılan cevher ve hurda demir ihracatına sınırlama getirilmeli,
  • 3- Müteahhitlerimizin daha önceden yaptıkları kontratlar nedeniyle yapmak zorunda oldukları işlerde kullandıkları demir - çelik malzemeleri nedeniyle, enflasyonun kat kat üstünde seyreden fiyat farkından kaynaklanan zararlarının, özel sektörde ve kamuda uygulanmak üzere bir fiyat farkı kararnamesi ile karşılanmalı,
  • 4- Beyaz eşya ve otomotiv sanayicileriyle bir araya gelinip sektörün bu şok fiyat hareketinden zarar görmelerinin önlenmesi sağlanmalıdır.

Bilgilerinize sunarım

Saygılarımla,

Bülent GÜRSOY

Genel Başkan