BAĞIMSIZLIK VE HUKUK ÇAĞRISI


26 Mayıs 2008 günü saat 11.00'de Ankara Mülkiyeliler Birliği'nde basın açıklaması yapıldı. Açıklama metni ve destekleyen kuruluşlar aşağıdadır....
 

Demokratik Kitle Örgütleri Adına 14 Nisan Çalışma Grubu
Dönem Sözcüsü Şenal Sarıhan‘ın
Yargıtay ve Danıştay Başkanlar Kurulu Bildirisine İlişkin 26.05.2008 Günlü
Basın Açıklaması

  

YARGIÇLARI SUSTURMAK,
DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİNİ TAHRİP ETMEKTİR

Yargıtay ve Danıştay Başkanlar Kurulu tarafından yapılmış olan basın açıklamaları, iktidar ve yandaşlarının ağır saldırıları ile karşılaşmış bulunmaktadır. Bu çevrelere göre; Yargıtay ve Danıştay Başkanlar Kurullarının "bildiri yayınlama-görüş açıklama" yetkileri  yoktur. Bu nedenle de ‘Bildiri‘ hukuk dışıdır. Yayımladığı bu bildiri ile Yargıtay ve Danıştay  Başkanlar Kurulları, "siyasi davranmış, muhalefet partisi gibi hareket etmiş ve böylece taraf olduğunu kanıtlamıştır."

Bu savlar, tümü ile asılsızdır. Yargıtay ve Danıştay Başkanlar Kurulu, Cumhuriyet‘ten yana taraf olmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün kaynağı doğrudan doğruya Anayasa‘dır. Anayasa‘nın 9 ve 138. maddeleri yargının görev ve sorumluluklarını açıkça tanımlamıştır. Bugün, hukuku kendi koydukları yasalar olarak tanımlayan, Cumhuriyeti savunma görevini, taraftarlık olarak niteleyenler, çoğunluğun iktidarı olmanın ulusal irade anlamına gelmeyeceğini unutmuş görünmektedirler. 1982 Anayasası‘nın Üçüncü Kısmında yasama, yürütme ve Yargı "CUMHURİYETİN TEMEL ORGANLARI" adıyla yer alır. Yine Anayasa, "Devletin Temel Amaç ve Görevleri" başlığı altında, bu kurumlara,  öncelikle  "Cumhuriyeti  ve demokrasiyi koruma görevini" verir. (Anayasa Madde:5)

Başkanlar Kurulları bu açıklamalarında, yeni bir anayasa girişiminin başladığı günden bu yana sürdürülen ve AKP‘nin kapatılması istemli iddianamenin düzenlenmesi ile daha da yoğunlaşmış olan yargı üzerindeki baskılara değinmekte ve bir anayasal kuruluş olan yargıya yapılan saldırılar karşısındaki feryatlarını ifade etmektedirler. Bu bildiriler, bir muhtıra değil, çığlıktır. Hukuku koruması gereken sorumluların ve yandaşlarının, bu somut duruma karşın, bir "muhtıra"dan söz etmeleri, açıkça haksızlıktır. Bu çığlığa derhal kulak vermesi gerekenler ise bizzat iktidar sahipleridir.

Yargının hedef gösterilmesinin acı bir sonucu olan 17 Mayıs Danıştay saldırısının üzerinden henüz bir yıl geçmiştir. Danıştay kararlarına karşı, silahlanıp can almış olanların, kimden ve nereden yönlendirildikleri dahi henüz açığa çıkarılamamışken Adalet Bakanı‘ndan başlayarak  tüm yandaş medyanın aşağılamadan hedef göstermeye dek uzanan bir dil ve yöntemle sürdürdükleri  kampanyanın sorumluluğu, bizzat hükümet edenlerindir. Hukukilik ve meşruiyet kavramlarını, kendi amaçlarına göre tanımlayabileceklerini savunanlar yanılmaktadırlar. Bildiride yakınılan hususlar son derecede haklıdır, doğrudur, hukukidir ve meşrudur. Meşru olmayan ise, bu açıklamalara kulak tıkamak ve Yargı‘nın saygınlığını zedelemektir.

Yargıçlarımız, bildirilerinde, "Yargı Reformu" adı altında başlatılan girişimin, özünde yargı erkinin bağımsızlığını zedeleyeceğine  ve yürütmenin , yargıç ve cumhuriyet savcıları üzerindeki baskı ve denetimini artıracağına işaret etmektedirler.Ayrıca "Yargı Reformu Strateji Taslağı" nın  yüksek yargı kurumlarımızdan da önce hiçbir hak ve yetkileri olmayan AB çevrelerine sunulmasından ve bu çevrelerden kimi kişilerin sömürge valisi edası ile yargıçlarımıza talimat vermelerinden rahatsızdırlar. Aynı rahatsızlığı duyması gereken iktidarın, bu çok onurlu karşı çıkışı adeta bir suçmuş gibi sunması, konuşmaması gerekenleri övüp, konuşması gerekenleri  eleştirmesi anlaşılması ve tahammül edilmesi son derece zor bir davranıştır. Unutulmamalıdır ki "Demokrasiyi ve Özgürlüğü" sadece kendileri için isteyenler, hiçbir zaman demokrat olamazlar. Gerçek demokratlık, hukuksuzluğun ve haksızlığın mağduru olan herkesin yanında olmak ve haklarını savunmaktır. Bugün, cezaevlerinde aylardır iddianame bekleyenlerin, işsizlik ve adaletsizlik pençesinde kıvrananların, terör mağdurlarının  seslerini duymayanların bu sesi duymalarını beklemek de boşunadır.

Bütün bu olumsuzluklara karşın, bir kez daha iktidarı ve yandaşlarını gerçeği görmeye, hukuka ve Anayasa‘ya uymaya davet ediyoruz. Ülkemizin gerilimler ve hukuksuzluklar ülkesi olmasını engellemenin tek yolu, akla ve sağduyuya kulak vermektir.

BİLDİRİYİ  DESTEKLEYEN  KURULUŞLAR

  14 NİSAN ÇALIŞMA GRUBU
14 NİSAN ÇAĞDAŞ MÜHENDİSLER HAREKETİ
AKKAV
AKVİL VE ATATÜRK ÇİZGİSİ PLATFORMU
ANADOLU EĞİTİMCİLER SENDİKASI
ANADOLU ULUSAL UYANIŞ VE DAYANIŞMA PLATFORMU
ANKARA KIZ LİSELİLER DERNEĞİ
ATAÇAĞ OLUŞUMU DERNEĞİ
BCP ANKARA İL BAŞKANLIĞI
BİZ KAÇ KİŞİYİZ DERNEĞİ
CUMOK- ANKARA
CUMHURİYET KADINLARI DERNEĞİ
ÇAĞDAŞ DRAMA DERNEĞİ
ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ GENEL MERKEZİ VE TÜM ŞUBELERİ
DİSK GENEL-İŞ SENDİKASI ANKARA ŞUBESİ
ÇAYYOLU PLATFORMU
EĞİTİM İŞ SENDİKASI
HACIBEKTAŞ  EĞİTİM VE KÜLTÜR DERNEĞİ
HACI BEKTAŞ VELİ KÜLTÜR VE TANITMA  DERNEĞİ
İP ANKARA İL BAŞKANLIĞI
KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU
KESK SENDİKAL BİRLİK
KÖY DERNEKLERİ FEDERASYONU
KÖY ENSTİTÜLERİ VE ÇAĞDAŞ EĞİTİM VAKFI
MEMLEKET SEVDALILARI DERNEĞİ
MÜZİK  EĞİTİMCİLERİ DERNEĞİ
NÜSED
TIP KURUMU
TÜRK HUKUK KURUMU
TÜRKİYE İNSAN HAKLARI KURUMU
TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
TOPLUMSAL GÜÇ BİRLİĞİ
TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ
TÜRK MÜHENDİSLER BİRLİĞİ DERNEĞİ
TÜRKİYE GENÇLİK BİRLİĞİ
TÜRKİYE ÜNİVERSİTELİ KADINLAR DERNEĞİ
ULUSAL EĞİTİM DERNEĞİ
ULUSAL HEKİM BİRLİĞİ
YEREL YÖNETİM ARAŞTIRMA YARDIM VE EĞİTİM DERNEĞİ