BASIN AÇIKLAMASI

 

Tarih               : 30.04.2007

Konu               : Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı Adaylığından Çekilmesi Talebi

 

Değerli Basın Mensupları,


Türk Mühendisler Birliği Derneği olarak, bir yıl öncesinden başlayarak tartışılan cumhurbaşkanlığı seçiminde gelinen noktada bir takım tespitlerimizi ve taleplerimizi kamuoyuna duyurmak istiyoruz. 

Bildiğiniz gibi, sürecin başından itibaren en büyüğünden en küçüğüne; gerek siyasal partiler, gerek demokratik kitle örgütleri gerekse sivil toplum kuruluşları tarafından sürekli bir şekilde "uzlaşma talebi" dile getirildi.

Bu talepler dile getirilirken, rejimin değerleri ve hassasiyetleri nedeniyle, uzlaşma yoluna gidilmemesi durumunda, ülkemizin, aslında herkesin çok iyi bildiği ve hesap edebildiği, çok ciddi sıkıntılarla karşı karşıya geleceği uyarısı da defalarca yinelendi. 

Bu da yetmedi, 14 Nisan'da Ankara Tandoğan Meydanı'nda, çağdaş Türkiye'nin bir milyonu aşkın bilinçli ve aydın insanı, o gün onlarla birlikte kalbi atan milyonlarca insanı da temsilen; işçisiyle - köylüsüyle, kadınıyla - erkeğiyle, genciyle - yaşlısıyla, mimarıyla - mühendisiyle, doktoruyla - hemşiresiyle ve daha da ötesi çoluk - çocuğunu yanına alarak, bebekleriyle meydanlara indi ve uyarıda bulundu.

Bütün bu çağrılarda, söylemlerde ve uyarılarda "uzlaşma" umudu ve beklentisi vardı ve devletin kurucu ilkeleriyle oynanması durumunda, doğal bir seziyle edinilen, çok kötü olayların yaşanabileceği bilgisi, bu akıldan yoksun oyunu oynayanlara iletiliyordu.

İktidar partisi AKP'nin yönetimi ve kendisini ayrı bir iktidar gücü gibi sunan TBMM Başkanı Bülent Arınç; yapılan uyarıların hiç birini dikkate almadan, oy veren seçmenlerin %25'inin oyunu alarak, kendisine oy vermeyen %75 oranındaki halkın ki bu oran 55 milyon vatandaşa karşılık gelir, 55 milyon kişinin hiç birinin duyarlılıklarına değer vermeden, marjinal köklerini temsil ettirmek uğruna, kendi tabirleriyle, "cumhur"un başkanını seçme ve bunu halka dayatma konusunda direniş göstermişlerdir.

Nerelerden aldıkları çok belirgin olan bu direnme gücünün arkasına sığınarak, bu sürecin kilometre taşlarının ara noktalarında, değerli Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer'in ve Türk Halkı'nın vazgeçilmez değerlerinden biri olan Türk Ordusu'nun değerli komutanlarının çok belirgin hatırlatmalarına da kulak asmamış, anlamazlıktan gelmişlerdir.

Halk tabiriyle "cahil cesareti" göstererek yürütmeye çalıştıkları "strateji ve taktikleri", sürecin kötü yönetilmesi durumunda "tahmin edilenin olmaması" gayretiyle çaba harcayan kurum ve kuruluşların bunca emeğine rağmen, duvara çarpmış, "Türk Ordusu'nun sert muhtırasıyla" karşılaşmış ve artık yeni bir sürece girilmiştir. 

Bu süreçte, bir kazaya uğramamak adına sivil toplum kuruluşlarının milyonlarca vatandaşımızla çağlarcasına gerçekleştirdiği 29 Nisan "Çağlayan Cumhuriyet Mitingi" çağdaş Türk insanının son uyarısıdır.

Biz bu noktada AKP yönetimine ve özellikle Abdullah Gül'e aklı başında değerlendirmeler yapmaları ve gerek kendi özel yaşamları, gerek siyasi yaşamları, gerekse Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş dünyadaki değerli yerinin sarsılmaması adına bir çağrıda bulunuyoruz:

1-    Bugüne kadar dikkate almadığınız uyarıları dikkate almalısınız.

2-    Türk Ordusu'nu mecrasından çıkmasına neden olacak girişimlerle yüz yüze bırakmamalısınız.

3-    Anayasa Mahkemesi'ni "Türk Ordusu'nun ipoteği altında kalacağı" türden söylemlerle yıpratmamalısınız.

4-    Devletin geleceğini karartmadan, en değerli kurumlarımız olan; Cumhurbaşkanlığı, Anayasa Mahkemesi ve Genel Kurmay Başkanlığı'nı daha fazla yıpratmadan; işçisiyle, köylüsüyle, iş adamlarıyla, medyasıyla, devlet kurumlarıyla, bütün kamuoyunun beklentisi doğrultusunda erken seçime gitmek üzere Cumhurbaşkanlığı adaylığınızı geri çekmelisiniz.

Kamuoyuna duyurulur.

Saygılarımızla,

 

Bülent Gürsoy

Genel Başkan